Peygamberlere Gelen Mesajların Ortak Yönleri
Peygamberlerin mesajlarında bazı ortak yönleri vardır. Bunların başında Allah’ın varlığına ve birliÄŸine, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine ve ahiret gününe iman gelir. Ayrıca inanç esasları, dünya ve ahiret mutluluÄŸu, Allah’a nasıl ibadet edileceÄŸi gibi konular peygamberlerin mesajlarındaki diÄŸer ortak yönleri oluÅŸturur. Bu bakımdan ilk peygamber Hz. Adem’den son peygamber Hz Muhammed’e kadar her peygamberin insanlara getirdiÄŸi mesajın amacı;
Yazının devamını okuyun »
Hz. Muhammed’in Peygamberlik Yönü
Yüce Allah, insanlar içinden seçtiği bazı insanlara vahiy yoluyla buyruklarını bildirir. Seçilen bu insanlara peygamber denir.
Peygamberler, Allah’ın doğru yolu göstermek için görevlendirdiği elçilerdir. Onlar, yolunu şaşıran, sapıklığa, acılara ve bunalımlara düşen insanlara birer kurtarıcı olarak Allah tarafından gönderilmiştir.
Peygamberlerin ortak amacı, tek Allah inancını ve öldükten sonra dirilme ile başlayacak olan ahirete imanı sağlayarak, insanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır.
Hz. Muhammed (s), Allah’ın gönderdiği peygamberlerin sonuncusudur. Allah vahiy yoluyla ve çoğu kez Cebrail meleği aracılığıyla buyruklarını ona bildirmiş ve ona ayetler indirmiştir. Kuranıkerim’de Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s) son peygamber olduğu açık bir şekilde belirtilmektedir.
Yazının devamını okuyun »
Hz Lüt (a.s)
      Kur’ân-ı Kerim’de geçen peygamberlerden biri Lût (a.s) ile birlikte Hz. İbrahim’in kardeÅŸi Hârân’ın oÄŸludur. Lût (a.s), İbrahim (a.s) ile birlikte Harran’dan Filistin’e göç etti. Burada kıtlık baÅŸ gösterince Lût ve İbrahim (a.s.) beraberce Mısır’a gittiler. Bir süre sonra Mısır kralının verdiÄŸi mal ve sürüleri yanlarına alarak birlikte tekrar Filistin’e döndüler. Zamanla yerleÅŸtikleri bölge, sürülerini almaz oldu. Hz. Lût bunun üzerine, amcası İbrahim (a.s.)’ın bölgesinden ayrılıp Sedom ÅŸehrine yerleÅŸti. Daha sonra bu ÅŸehre peygamber olarak gönderildi. Sedomlular bozuk ahlâklı, kötü niyet insanlar idi. Yol keserler, yolcuların elinde avucunda ne varsa alırlardı.
Sedom halkı dünyada daha önce kimsenin yapmadığı sapık işleri, ahlaksızlıkları yapıyor, eşcinsel davranışlarda bulunuyor, azgınlıkta birbirleriyle yarış ediyorlardı. Hz. Lût, kavmini doğru yola davet ettiyse de aldırmadılar. Yaptıkları kötü işleri devam ettirdiler. Karısı da ona inanmayanlardandı.
Hz. Lût, “âlemlerden hiç kimsenin sizden önce yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz? Siz kadınları bırakıp ÅŸehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz, doÄŸrusu çok aşırı giden bir milletsiniz” (el-A’raf, 7/80-81); “evet, siz cahil bir milletsiniz” (en-Neml, 27/55); “yol kesiyor ve toplantılarınızda fena ÅŸeyler yapmıyor musunuz?” (el-Ankebût, 29/29) diyerek onları doÄŸru yola davet etti, içinde bulundukları delâlet ve cehaletten kurtarmaÄŸa çalıştı.
Hz Yunus(a.s)
Adı Kur’ân’da geçen peygamberlerden biri.
Soyu, Bünyamin vasitasiyla Ya’kûb (a.s)’a ve onun vasıtasıyla de İbrâhim (a.s)’a dayanmaktadır. Bazı alimlerin naklettiÄŸine göre, isa (a.s) annesinin adıyla İsa b. Meryem diye anıldığı gibi, Yûnus (a.s) da annesinin adıyla Yûnus b. Matta diye anılmaktadır. (ibn Sa’d, Tabakatü’l-Kübra, Beyrut 1957, I, 55). Buhârî’nin verdiÄŸi bilgiye göre ise, bu görüş yanlıştır. Aslında Matta, Yûnus (a.s)’in annesinin deÄŸil, babasının adıdır. Yani Yûnus (a.s), Yûnûs b. Matta diye anılınca, babasının adıyla anılmış olur (ez-Zebîdî, Sahihi Buhârî Muhtasari Tecridi Sarih Tercemesi ve serhî, trc: Kamil Miras, Ankara, 1971, IX, 152).
Yûnus (a.s)’in Ya’kub (a.s)’in torunlarından olduÄŸu, Kur’ân’da şöyle haber verilmiÅŸtir:
Yazının devamını okuyun »
Hz Muhammed(s.a.v)’in Güzel Ahlakı
         İnsanlar toplumda iyi bir yere sahip olabilmek için kendilerini çeşitli konularda geliştirirler. Daha güzel giyinebilmek, daha iyi konuşabilmek, daha saygın, kişilikli, kültürlü, insanlar üzerinde olumlu etki bırakan bir kişi olabilmek için çeşitli yollar denerler. Aile bireylerinden veya yakın çevrelerinden bir kişiyi ya da toplumda herkes tarafından beğenilen insanları kendilerine örnek alırlar. Onların değer yargılarını kabul eder, hal ve tavırlarına, yaşam tarzlarına özenir ve onları taklit etmeye çalışırlar. Halbuki kendilerine örnek aldıkları bu kişiler ahlak, kişilik ve tavır yönünden pek çok zaafa sahip olabilirler. İşte bu nedenle bir insanın kendine örnek alacağı kişiyi çok titizlikle seçmesi gerekmektedir. Eğer insan kendine ideal bir örnek seçse geçen her gün lehine sonuçlanacak, kendisini ahlak, kişilik, görünüm, kültür gibi pek çok açıdan süratle geliştirebilme imkanı elde edecektir.
         İşte insanı yaratan ve en iyi tanıyan Rabbimiz, onun bu arayışına cevap olarak Hz. Muhammed’i (sav) “örnek insan” olarak göndermiÅŸtir. Hz. Muhammed’in (sav) güçlü imanını, yüksek ahlakını, vicdanını, kiÅŸiliÄŸini, yaÅŸam ÅŸeklini, zevklerini, sanat anlayışını, temizliÄŸini, konuÅŸmasını, insanlara olan yaklaşımını örnek almalarını ve dolayısıyla olabilecek en güzel hayatı yaÅŸamalarını tüm insanlara öğütlemiÅŸtir. Allah bir Kuran ayetinde Peygamber Efendimizin iman edenler için en güzel örnek olduÄŸunu şöyle bildirmektedir:
    Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzap Suresi, 21)
Yazının devamını okuyun »
Hz. Mevlana’nın Eserleri
MESNEVİ
Mesnevî, klâsik doÄŸu edebiyatında, bir ÅŸiir tarzının adıdır. Sözlük anlamıyla “İkiÅŸer, ikiÅŸerlik” demektir. Edebiyatta aynı vezinde ve her beyti kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli nazım ÅŸekillerine Mesnevî adı verilmiÅŸtir.
Her beytin aynı vezinde fakat ayrı ayrı kafiyeli olması nedeniyle Mesnevî’de büyük bir yazma kolaylığı vardır. Bu nedenle uzun sürecek konular veya hikâyeler ÅŸiir yoluyla söylenilecekse, kafiye kolaylığı nedeniyle mesnevî tarzı seçilir. Bu suretle ÅŸiir, beyit beyit sürüp gider.
Yazının devamını okuyun »
Hz. Mevlana’nın Hayatı
    Mevlana’nın asıl adı Muhammed Celaleddin’dir. Mevlana ve Rumi de, kendisine sonradan verilen isimlerdendir. Efendimiz manasına gelen Mevlana ismi, ona, daha pek genç iken Konya’da ders okutmaya basladığı tarihlerde verilir. Bu isim sems-i Tebrizi ve Sultan Veled’den itibaren Mevlana’yı sevenlerce kullanılmış; Adeta adı yerine sembol olmuÅŸtur.
Yazının devamını okuyun »
Hz. YAHYA (a.s)
    Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biri. Yüce Allah tarafından, Kur’an’da: “Ey Zekeriyya! Sana Yahya isminde bir oÄŸlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiÅŸtik” (Meryem, 19/7) ayeti ile haber verildiÄŸine göre; Yahya (a.s.), Zekeriya (a.s)’ın oÄŸlu idi. Kendisine Yahya adı da, Allah tarafından verilmiÅŸti.Yahya (a.s)’nın yüzü güzel, kaÅŸları çatık, saçları seyrek, burnu uzun, sesi ince ve parmakları kısa idi. O, İsâ (a.s)’dan altı ay önce dünyaya gelmiÅŸti. Yani Isâ (a.s)’dan altı ay büyüktü. Dolayısıyla, Musa (a.s)’nın ÅŸeraitiyle amel eden peygamberlerin sonuncusuydu.
Yazının devamını okuyun »
Hz İdris (a.s)
Yazının devamını okuyun »
Hz. ZEKERİYYA (a.s)
     Kur’ân’da adı gelen peygamberlerden biri. Soyu Dâvud (a.s)’a dayanmaktadır. Kur’ân’da anılan duâlarından (Meryem, 16/6) anlaşıldığına göre, soyu daha sonra Yâkub (a.s)’a varmaktadır (el-Kurtubî, Ahkâmu’l-Kur’ân, Kahire 1967, XI, 82; er-Razî, Mefâtihu’l-Gayb, Mısır 1937, V, 769).
Zekeriyya (a.s) İsrâiloÄŸullarının peygamberi olduÄŸu gibi, aynı zamanda onların bilgini, reisi ve müşaviri yani danışmanı idi (es-Sa’l-ebî, el-Arais, 1951, 372).
Onun hakkında çeÅŸitli âyet ve hadisler vardır. Ebû Hureyre’nin naklettiÄŸine göre, Hz. Muhammed (s.a.s);” “Zekeriyya (a.s) marangoz idi”(Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, Mısır, 1954, II, 405) diyerek O’nun elinin emeÄŸi ile geçinen bir sanat ehli olduÄŸunu haber vermiÅŸtir.
Yazının devamını okuyun »
