->
Yüce Allah, insanlar içinden seçtiği bazı insanlara vahiy yoluyla buyruklarını bildirir. Seçilen bu insanlara peygamber denir.
Peygamberler, Allah’ın doğru yolu göstermek için görevlendirdiği elçilerdir. Onlar, yolunu şaşıran, sapıklığa, acılara ve bunalımlara düşen insanlara birer kurtarıcı olarak Allah tarafından gönderilmiştir.
Peygamberlerin ortak amacı, tek Allah inancını ve öldükten sonra dirilme ile başlayacak olan ahirete imanı sağlayarak, insanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır.
Hz. Muhammed (s), Allah’ın gönderdiği peygamberlerin sonuncusudur. Allah vahiy yoluyla ve çoğu kez Cebrail meleği aracılığıyla buyruklarını ona bildirmiş ve ona ayetler indirmiştir. Kuranıkerim’de Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s) son peygamber olduğu açık bir şekilde belirtilmektedir. Devamını oku »
etiketler :
hz Muhammed,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
hz Muhammed'in peygamberlik yönü,
hz Muhammet,
hz muhammetin hayatı,
Peygamberler,
Peygamberlere Gelen Mesajların Ortak Yönleri,
Peygamberlerin Özellikleri
->
İnsanlar toplumda iyi bir yere sahip olabilmek için kendilerini çeşitli konularda geliştirirler. Daha güzel giyinebilmek, daha iyi konuşabilmek, daha saygın, kişilikli, kültürlü, insanlar üzerinde olumlu etki bırakan bir kişi olabilmek için çeşitli yollar denerler. Aile bireylerinden veya yakın çevrelerinden bir kişiyi ya da toplumda herkes tarafından beğenilen insanları kendilerine örnek alırlar. Onların değer yargılarını kabul eder, hal ve tavırlarına, yaşam tarzlarına özenir ve onları taklit etmeye çalışırlar. Halbuki kendilerine örnek aldıkları bu kişiler ahlak, kişilik ve tavır yönünden pek çok zaafa sahip olabilirler. İşte bu nedenle bir insanın kendine örnek alacağı kişiyi çok titizlikle seçmesi gerekmektedir. Eğer insan kendine ideal bir örnek seçse geçen her gün lehine sonuçlanacak, kendisini ahlak, kişilik, görünüm, kültür gibi pek çok açıdan süratle geliştirebilme imkanı elde edecektir.
İşte insanı yaratan ve en iyi tanıyan Rabbimiz, onun bu arayışına cevap olarak Hz. Muhammed’i (sav) “örnek insan” olarak göndermiştir. Hz. Muhammed’in (sav) güçlü imanını, yüksek ahlakını, vicdanını, kişiliğini, yaşam şeklini, zevklerini, sanat anlayışını, temizliğini, konuşmasını, insanlara olan yaklaşımını örnek almalarını ve dolayısıyla olabilecek en güzel hayatı yaşamalarını tüm insanlara öğütlemiştir. Allah bir Kuran ayetinde Peygamber Efendimizin iman edenler için en güzel örnek olduğunu şöyle bildirmektedir:
Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzap Suresi, 21)
Devamını oku »
etiketler :
hz Muhammed,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
Hz Muhammed'in güzel Ahlakı,
hz muhammedin hayatı,
hz Muhammet,
hz muhammetin hayatı,
Peygamberlerin Özellikleri,
Peygamberlerin Özellikleri
->
Resûlüllah (s.a.v.) ile ashabı ile beraber bulunuyordu, bir ara gülümseyerek:
-Niçin gülümsediğimi biliyor musunuz? diye sordular. Bizler, ‘hayır’ deyince, Resûl-i Ekrem Efendimiz buyurdular ki:
-Kulun, Rabb’ine karşı kendisini müdâfaasından ve Allah ile aralarında geçen (şu) konuşmadan ötürü gülümsüyorum.
Kul der ki:
-Sen, dünyada beni zulümden korumadın mı?
Allah Teâlâ:
-Evet, buyurur. Kul:
-O halde ben de yabancı şâhidi kabul etmiyorum. Bana, benden şâhit istiyorum, deyince Allah Teâlâ:
-Peki, senin hesâbını kendi a’zâların görsün ve Kirâmen Kâtibîn de şâhit olsun, buyurur ve dili susturularak, a’zâlarına, ‘Konuşun’ denir. A’zâlar da teker teker yaptıklarını haber verirler. Sonra dili açılır. Adam a’zâlarına, ‘Başımdan def’olun, ben sizi korumak için uğraşıyorum, siz ise yaptıklarınızı söylüyorsunuz’ der.’
Devamını oku »
etiketler :
Dini bilgiler,
Hz Muhammed ve Sünnetleri
Hicretin Anlamı:
-Bir yerden baska bir yere göç etmek.
-Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabinin Islâm devletini kurmak üzere Mekke’den Medine’ye göç etmeleri.
MÜSLÜMANLARIN MEDİNE’YE HİCRETLERİ
Hicret bir yerden başka bir yere göç etme demektir. Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke’de Müslümanlar barınamaz hâle gelmişlerdi. Bu sebeple 2′inci Akabe Bîatında Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Müslümanların Medine’ye hicretleri de kararlaştırılmıştı. Rasûlullah (s.a.s.) “Sizin hicret edeceğiniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi…”(120) diyerek Müslümanların Medine’ye hicretlerine izin verdi. 2′inci Akabe Bîatı, Peygamberliğin 12′nci yılının son ayı olan Zilhicce’de yapılmıştı. 13′üncü yılın ilk ayı Muharrem’de (Temmuz 622) Medine’ye hicret başladı. Mekke’den Medine’ye ilk hicret eden, Beni Mahzûm’dan Abdülesed oğlu Ebû Seleme(121), en son hicret eden ise Rasûlullah (s.a.s.)’in amcası Abbâs’tır.
Mekke’nin fethine kadar geçen süre içinde, dini uğruna, evini-barkını, malını-mülkünü, âilesini, kabîlesini, akrabasını, bütün varlığını Mekke’de bırakarak Rasûlullah (s.a.s.)’in müsâdesiyle Medine’ye göç eden Mekke’li Müslümanlara “Muhâcirûn” adı verilmiştir.
Devamını oku »
etiketler :
alfabesi,
bilgiler,
blgler,
dini,
dinibilgiler,
hicret,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
kssalar,
kuran,
mekkeden medineye hicret,
Namaz,
nedir,
tesbih,
vakti
Arapça’da merdiven, yukarı çıkmak, yükselmek anlamlarını dile getirir. İslam’da Hz. Peygamber (s.a.s)’ in göğe yükselerek Allah’ın huzuruna kabul edilmesi olayı. Mirac olayı hicretten bir yıl ya da onyedi ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesi gerçekleşir. Olayın iki aşaması vardır. Birinci aşamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram’dan Beytü’l-Makdis’e (Kudüs) götürülür. Kur’an’ın andığı bu aşama, gece yürüyüşü anlamında isra adını alır. İkinci aşamayı ise Hz. Peygamber (s.a.s)’in Beytü’l-Makdis’ten Allah’a yükselişi oluşturur. Mirac olarak anılan bu yükselme olayı Kur’an’da anılmaz, ama çok sayıdaki hadis ayrıntılı biçimde anlatılır.
Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken Cebrail gelip göğsünü yardı, kalbini Zemzem ile yıkadıktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu. Burak adlı bineğe bindirilerek Beytü’l-Makdis’e getirildi. Burada Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve diğer bazı peygamberler tarafından karşılandı. Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diğer peygamberlere namaz kıldırdı.
Devamını oku »
etiketler :
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
hz muhammedin hayatı özet,
hzmuhammet,
miraç gecesi,
miraç kandili
Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
“Büyük zorluklara dûçar olduğunuz zaman “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir” zikr-i ce-mîlîne devam ediniz.” (1)
“Cenâb-ı Hak, duada fazla ısrar edenleri sever.” (2)
“Eğer bir kul, Cenâb-ı Hakk’a bir hususda duâ eder de icâbet olunmazsa onun yerine bir hasene, yani bir sevâb yazılır.” (3)
“Bir babanın oğlu için duâsı, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duâsı gibi makbuldür.” (4)
“İyilik görenlerin iyilik gördükleri kimseler hakkında ettikleri hayır duâları reddolunmaz.” (5)
“Ezân ile ikâmet arasında yapılan duâ müs-tecâbdır. Bu arada hemen duâ ediniz.”(6)
Devamını oku »
etiketler :
dua ile ilgili hadisler,
Dualar ve Çeşitleri,
Dualar ve Çeşitleri,
hergün okunacak dualar,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
kuranda dualar
Resulullah (s.a.a), Fil yılı Rabi’ul Evvel ayının 20 sine rastlayan (M.571’de) Pazartesi günü şafak vakti Mekke şehrinde dünyaya geldi.(1) Resulullah (s.a.a)’in değerli babası, Abdullah bin Abdulmuttalip bin Haşim bin Abdumenaf’dır. Değerli annesi ise Veheb bin Abdumenaf’in kızı Amine’dir. Görüldüğü gibi her iki şahsiyetin akrabalık bağı Abdumenaf’da birleşiyor.
Hz. Peygamber’in mübarek ismini İlahi emir gereği Muhammed, (2) künyesini ise Ebu’l Kasım (3) koyuyorlar.
İmam Bakır (a.s) buyurmuşlardır ki, Hz. Peygamber doğumunun yedinci günü Hz. Ebu Talib, Hazretin dünyaya teşrifinden dolayı bir kurban keser ve akrabalarını misafirliğe davet ederek şöyle der: “Bu Ahmed’in akikasıdır.” Misafirler; “Onun ismini neden Ahmed koydun?” diye sorduklarında, ise Ebu Talib; “Yer ve gök ehlinin övgüsünden dolayı onun ismini Ahmed koydum.” der.(4) İşte bundan dolayı Hz. Emir-ul Mü’minin Ali (a.s), Hz. Resulullah (s.a.a)’ın iki ismi bulunan peygamberlerden olduğunu söylemiştir.(5)
Peygamber (s.a.a) henüz daha dünyaya gelmeden babasını kaybetti; (6) dünyaya geldikten sonra da onu süt emmesi için Halime-i Sadiyye’ye emanet ettiler. İbn-i Sad’ın yazdığına göre, Halime Hazreti kucağına alır almaz döşü sütle doldu; öyle ki, Peygamber ve Halime’nin açlıktan uyumayan çocuğu da o sütten doydular.(7)
Devamını oku »
etiketler :
Biyografiler,
hz Muhammed,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
hz muhammedin hayatı özet,
hz Muhammet,
hz muhammetin hayatı,
Peygamberler
Ayet öğrenmek ve ezberlemekle ilgili bir hadis:
Bir âyet öğrenmek, yüz rekat [nafile] namaz kılmaktan daha iyidir.
Kaynak/Râvi: İ. Mace
etiketler :
ayetler,
Hz Muhammed ve Sünnetleri
İman ile küfür arasındaki fark, Namazı kılıp kılmamaktır. [Tirmizi]
Duâ rahmetin, abdest namazın, namaz Cennetin anahtarıdır. [Abdullah İbn. Abbas]
Dinde namazın yeri, vücutta başın yeri gibidir. [Taberânî, el-Mu�cemu�s-Sağîr, 1/61]
İslamın alameti namazdır. Kim ki gönlünü namaza vererek, vakitlerini, sünnetlerini gözeterek namazı eda ederse o mümindir. [Fezâil Amâl]
Devamını oku »
etiketler :
5 vakit namaz,
5 vakit namazlar,
abdest,
dualar,
Hz Muhammed ve Sünnetleri,
kaza namazı,
Namaz,
vakit namazı
Adamın cemâatle kıldığı namaz, kendi başına kıldığı namazdan yirmiyedi derece üstündür.
Kaynak/Râvi: Buhârî, Ezân 29; Müslim, Mesâcid, 249; el-Muvatta, Cemâa, 1; İbn Mâce, Mesâcid, 16
——–
İki ve daha yukarısı cemâattır.
Kaynak/Râvi: Buhârî, Ezan 35 Devamını oku »
etiketler :
cemaat ile ilgili hadisler,
Hz Muhammed ve Sünnetleri