Ashâbtan Sayılmak
Herkes dünyada kendine bir yer edinmeye çalışır. Kimileri edindiği yerlerle kimileri yaptığ işlerle kimileri de karakterleriyle anılırlar. İşte hikayemiz: Devamını oku »
Herkes dünyada kendine bir yer edinmeye çalışır. Kimileri edindiği yerlerle kimileri yaptığ işlerle kimileri de karakterleriyle anılırlar. İşte hikayemiz: Devamını oku »
Bazı kimseler vardır, tonla parası vardır. Ancak iş sadakaya gelince türlü bahanelerle kaçarlar. Bilmezler ki o malın bereketini sadaka devam ettirir. Ancak dünya malına tapan insanlar; fakirleri ve muhtaçları düşünemez hale gelirler. Ancak Allah katında asıl muhtaç onlardır. Devamını oku »
Hz.Ömer (r.a.)’i Ağlatan Çocuk | Dini Hikaye
İslam Halife’si Hz. Ömer efendimizin, ibretlik birçok hikayesi vardır. Bunlar hikaye değil gerçektir. Yıllar önce İslam sancaklarını heryere taşıyan, kanını canını veren İslam Halifesi Hz. Ömer’i alatan bir çocuktur. Evet o çocuk Hz. Ömer’i ağlatmıştır. İşte Hikayemiz: Devamını oku »
Bir musibet, bin nasihatten iyidir. Atalarımız böyle demiş. İslam Ahlakı da nasihatlardan ders almayı, nasihat dinlemeyi önemli kılmış. İşte Dini Hikayeler burada devreye giriyor ve nasihatlari bir musibete dönüştürüyor ve sizlere anlatıyor. Yani musibeti yaşamadan musibeti yaşıyoruz ve ders alıyoruz. İşte Namazım adlı hikayemiz: Devamını oku »
BİR GÜN, ERMİŞLERDEN birine sormuşlar:
“Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?”
“Bakın, göstereyim” demiş ermiş.
Hükümdarlardan biri vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu:
- Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sazla sözle meşgul. Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor.
Necip Fazıl ne güzel söylemiş;
Gitti ölümlü yalan. Geldi ölümsüz gerçek.
Ey! Hayat süren leşler sizi kim diriltecek.
Mekke…
Yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı bir köşede oturup konuşmaktalar. Önlerinde iyi giyimli bir adam belirir. Genç olanın önüne bir kese altın koyar.
Ünlü hükümdar Timur’dan sonra yerine geçen oğullarından şahruh (XV. y.yıl) babasının tersine bilime ve bilgine değer veren, dindar, halim, selim biriydi. Bilginlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. şahruh’un çevresindeki bilgin kişilerden biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi’nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: “Allah haramdan kaçanı korur” (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.)
Behlül adında bir zatı muhterem çarşıda bir sergi açmış. Sergiye üç tane kuru kafa koymuş.
Bunları satmaya çalışıyor. Yanında bulunanların kimi gülüyor. Kimi de satışın sonucunu merakla bekliyordu.
Bu anda yanlarına bir dede ile torun geldi. Dede Behlüle;