Hz Muhammed(s.a.v)’in Güzel Ahlakı

         İnsanlar toplumda iyi bir yere sahip olabilmek için kendilerini çeşitli konularda geliştirirler. Daha güzel giyinebilmek, daha iyi konuşabilmek, daha saygın, kişilikli, kültürlü, insanlar üzerinde olumlu etki bırakan bir kişi olabilmek için çeşitli yollar denerler. Aile bireylerinden veya yakın çevrelerinden bir kişiyi ya da toplumda herkes tarafından beğenilen insanları kendilerine örnek alırlar. Onların değer yargılarını kabul eder, hal ve tavırlarına, yaşam tarzlarına özenir ve onları taklit etmeye çalışırlar. Halbuki kendilerine örnek aldıkları bu kişiler ahlak, kişilik ve tavır yönünden pek çok zaafa sahip olabilirler. İşte bu nedenle bir insanın kendine örnek alacağı kişiyi çok titizlikle seçmesi gerekmektedir. Eğer insan kendine ideal bir örnek seçse geçen her gün lehine sonuçlanacak, kendisini ahlak, kişilik, görünüm, kültür gibi pek çok açıdan süratle geliştirebilme imkanı elde edecektir.

          İşte insanı yaratan ve en iyi tanıyan Rabbimiz, onun bu arayışına cevap olarak Hz. Muhammed’i (sav) “örnek insan” olarak göndermiÅŸtir. Hz. Muhammed’in (sav) güçlü imanını, yüksek ahlakını, vicdanını, kiÅŸiliÄŸini, yaÅŸam ÅŸeklini, zevklerini, sanat anlayışını, temizliÄŸini, konuÅŸmasını, insanlara olan yaklaşımını örnek almalarını ve dolayısıyla olabilecek en güzel hayatı yaÅŸamalarını tüm insanlara öğütlemiÅŸtir. Allah bir Kuran ayetinde Peygamber Efendimizin iman edenler için en güzel örnek olduÄŸunu şöyle bildirmektedir:

     Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. (Ahzap Suresi, 21)

       Bu nedenle, Allah’a iman eden ve ahiret günü ile karşılaÅŸacağını umut edenlerin, Hz. Muhammed (sav)’i hem Kuran ayetlerinde anlatılan ÅŸekliyle, hem de günümüze ulaÅŸan rivayetlerle yakından tanımaları son derece önemlidir.

Allah Kuran’da Peygamberimizin büyük bir ahlak üzerinde olduÄŸunu haber vermiÅŸ (Kalem Suresi, 4) ve tüm insanları O’na uymakla sorumlu tutmuÅŸtur. O yalnızca kendi döneminin deÄŸil, günümüzün ve tüm zamanların insanlarına aklıyla, yüksek karakteri ve güzel ahlakıyla büyük bir örnektir.

         Hz. Muhammed (sav) sadece Müslümanların deÄŸil, aynı zamanda Hıristiyanların, Musevilerin ve yeryüzündeki tüm insanların da Peygamberidir. Allah O’nu tüm insanlığı doÄŸru yola çağırmakla ve onlara ahirette sorumlu tutulacakları dini öğretmekle görevlendirmiÅŸtir. Bu nedenle Allah’ın razı olacağı kullardan olabilmek için sadece Müslümanların deÄŸil, tüm insanların Peygamberimiz (sav)’i yakından tanımaları, O’nun hayatını incelemeleri, güzel ahlakını kendilerine örnek almaları ve sünnetini uygulamaları gerekir.

          Tüm insanlık için en güzel örnek olan Peygamberimiz (sav)’in, sahabesi olan Muaz (ra)’ya verdiÄŸi bir öğüdünde, O’nun derin imanının, güzel ahlakının örneklerini görmekteyiz:
         Muaz! Sana Allah’tan korkmanı, sözün doÄŸrusunu söylemeni, sözünde durmanı, emaneti yerine getirmeni, hıyanetten uzak kalmanı, komÅŸu hakkını korumanı, yetime acımanı, tatlı sözlülüğü, bol bol selam vermeni, iÅŸin iyisini yapmanı, az tamahkarlığı, imana sarılmanı, Kuran’ı derinliÄŸine anlamanı, ahiret sevgisini, hesaptan korkmanı, tevazu kanatlarını indirmeni tavsiye ederim.

         Muaz! Seni hikmet sahiplerine sövmekten, doğru söyleyene yalan söylemekten, günahkara boyun eğmekten, adaletli bir hükümdara baş kaldırmaktan, yeryüzünde fesat çıkarmaktan menederim.

        Muaz! Sana her taşın, aÄŸacın ve duvarın yanında nerede olursan ol Allah’tan korkmanı iÅŸlediÄŸin her günahın ardından gizlisine gizli, aleni olanına da aleni tevbe etmeni tavsiye ederim.

Hz. Muhammed (sav)’in sabrı ve tevekkülü

        Peygamberimiz (sav)’e Allah’ın yüklediÄŸi sorumluluk çok büyüktür. Çünkü Peygamberimiz Allah’ı ve dini tanımayan veya bildikleri halde göz ardı eden bir topluma gönderilmiÅŸtir. Onlara kendisinden önce indirilmiÅŸ olan hak kitapların tahrif edildiÄŸini ve Allah’ın kendilerine yeni bir din yolladığını açıklamış, onları Allah’a ÅŸirk koÅŸmaksızın iman etmeye, O’ndan korkup sakınmaya ve yalnızca Allah’a kul olmaya davet etmiÅŸtir. Ancak ne var ki bu davetiyle, yüzeysel ve basit bir bakış açısına sahip olan, tahrif olmuÅŸ dinlerini ve kurulu düzenlerini bırakmakta direnen, dünya hayatına tutkulu bir baÄŸlılıkla baÄŸlanmış, dünyevi çıkarlarını kaybetmekten ÅŸiddetle korkan insanları karşısına almıştır. İslam dininin hükümlerini kabul etmeyen bu insanlar Hz. Muhammed (sav)’e karşı güç birliÄŸi yapmış, O’nun davetine düşmanlıkla cevap vermiÅŸlerdir.

         Müslümanların toplum içinde azınlık oldukları bu dönemde, Peygamberimiz (sav) ve çevresindeki sahabelerin evlerine, ailelerine ÅŸiddetli saldırılar düzenlenmiÅŸ ve Müslümanlar tehlike içinde yaÅŸamak zorunda bırakılmışlardır. Asılsız itham ve iftiralarda bulunulmuÅŸ, Müslümanları sözde haksız ve suçlu gösterecek komplolar düzenlenmiÅŸtir. İbadetlerini yerine getirmelerine, insanlara İslam dinini anlatmalarına engel olunmaya çalışılmıştır. Dini yaymalarını durdurabilmek için maddi yönden kayıplar vermeleri istenmiÅŸtir. Ancak tüm bu zorluklara raÄŸmen, Peygamberimiz ihlası ve azmi sayesinde Allah’ın dinini büyük bir süratle insanlar arasında yaymayı baÅŸarmıştır. Hayatının tehlike altında olması, hiçbir zaman dini tebliÄŸ etmesine engel olmamıştır. Daima Allah’a güvenmiÅŸ, O’nu kendisine dost ve yardımcı edinmiÅŸ, O’nun rahmetinden ve yardımından emin olarak kaderine razı olmuÅŸtur. KarşılaÅŸtığı zorlukları her zaman hayırla deÄŸerlendirmiÅŸ ve çevresindekilere “Bir nefse takdir edilmiÅŸ ÅŸey mutlaka olur” demiÅŸtir. Peygamberimiz (sav)’in aÅŸağıdaki sözleri de, O’nun Allah’a olan güveninin, teslimiyetinin ve sadakatinin önemli delillerindendir:

         Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırlıdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırlıdır.

… Bir ÅŸey isteyince Allah’tan iste. Yardım talep edeceksen Allah’tan yardım dile. Zira kullar, Allah’ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah’ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar.”

        Peygamberimiz (sav)’in güçlü imanı, samimiyeti, tevekkülü, cesareti ve kararlılığı karşısında, inkarcılar baÅŸarılığı olamamış, O’na tabi olan Müslümanları yıldıramamışlardır. Kuran’da da bildirildiÄŸi üzere, inkarcılar Allah’ın nurunu söndürmek istemiÅŸler, ama Allah Peygamberimiz Hz. Muhammed’i vesile ederek nurunu tamamlamış ve O’nu inkarcılar karşısında galip kılmıştır.

Hz. Muhammed (sav)’in HoÅŸgörüsü

         Hz. Muhammed hem kendi döneminin hem de kendisinden sonra yaÅŸayan tüm nesillerin sevgisini ve hayranlığını kazanmış kutlu bir insandır. Allah’ı inkar eden insanların bile Peygamberimiz (sav)’e karşı kalplerinde bir sevgi ve muhabbet oluÅŸmuÅŸtur. Bunun en önemli sebeplerinden biri, O’nun güzel ahlakı ve insanlara karşı olan hoÅŸgörülü yaklaşımıdır.

          Unutmamak gerekir ki, Peygamberimiz (sav) çok akıllı, çok görgülü, güzel ahlaklı ve ince düşünceli mübarek bir insandı. Onun çevresinde bulunanlar arasında ise bilgisiz, cahil, görgüsü ve aklı geliÅŸmemiÅŸ, hatta iki yüzlü davranarak O’na zorluk çıkarmak isteyen, doÄŸruları kabul etmekte direnen, nefisleri ile çatışan bir durumda Peygamberimiz (sav)’e karşı kin besleyen pek çok insan olmuÅŸtur. Elbette ki bu gibi insanlara karşı hoÅŸgörülü olup anlayış göstermek, oldukça yüksek bir iman ve sabır gerektirir. Ancak Peygamberimiz (sav), “Sana zulmedeni affet, sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap, aleyhine de olsa hakkı söyle”, “Her nerede olursan ol Allah’tan ittika et ve kötülüğün arkasından iyilik yap, bu onu yok eder, insanlara güzel ahlakla muamelede bulun” buyurmuÅŸ ve dini kabul eden ya da etmeyen her türlü insana karşı en güzel tavrı göstermiÅŸtir. Her biri ile tek tek ilgilenerek onlara Kuran ahlakını anlatmış, iyiliÄŸi emretmiÅŸ ve onları kötülüklerden menetmeye çalışmış, hepsine son derece büyük bir hoÅŸgörü ve adaletle yaklaÅŸmış, haklarını korumuÅŸ, tüm insanların barış içinde yaÅŸayacakları bir toplum oluÅŸturmuÅŸtur. Nitekim Hz. Muhammed (sav)’in yaÅŸadığı bu dönem Asr-ı Saadet olarak isimlendirilerek tarihe geçmiÅŸtir.
Asr-ı Saadet boyunca sadece Müslümanlar deÄŸil, Yahudiler, Hıristiyanlar ve farklı inanç sahipleri de en güzel ÅŸartlarda yaÅŸamış, her türlü insani hakka sahip olmuÅŸ ve kendi inançlarını diledikleri gibi yaÅŸama imkanı elde etmiÅŸlerdir. Hz. Muhammed (sav)’in hoÅŸgörülü tavrı farklı dinlere mensup birçok insanın İslamı kabul etmesine ve henüz kabul etmeyenlerin ise İslam dinine karşı güçlü bir muhabbet duymasına vesile olmuÅŸtur.

           Peygamberimiz (sav)’in sabrını ve hoÅŸgörüsünü kendisine örnek alan müminler, O’nun karşılaÅŸtığı olayları ve yaÅŸadığı koÅŸulları çok iyi düşünüp takdir etmelidirler. İslam tarihinin büyük alimlerinden olan İmam Gazali, Peygamberimiz (sav)’in hoÅŸgörülü tutumunu ve ince ahlakını şöyle tarif etmektedir:
Öfkelenmekten son derece uzak ve bir şeye çabucak rıza gösterendi. İnsanlara karşı insanların en şefkatlisi idi. Öyle ya, insanların en hayırlısı insanlara hayrı dokunan, insanların en yararlısı da insanlara faydalı olandır.

         Allah’ın rızasını kazanmayı amaçlayan, dünyada ve ahirette kurtuluÅŸa ermeyi hedefleyen, Peygamberimiz (sav)’e benzemek isteyen insanların kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in ayetleri ve Peygamberimiz (sav)’in sünneti ile hükmetmeleri, Peygamberimiz gibi konuÅŸmaları ve bu hükümleri yaÅŸamlarının her anında titizlikle uygulamaları gerekir. Menfaatleri ile çatışan en basit bir durumda hemen ye’se kapılan, ümitsizliÄŸe düşen, tahammülsüzlük gösteren, insanlara öfkelenen ve husumet besleyen, Allah’ın dinini anlatmaktan vazgeçen, korkak bir karakter gösteren kiÅŸiler, bu tavırlarının Kuran ahlakı ve Peygamberimiz (sav)’in sünneti ile baÄŸdaÅŸmadığını bilmelidirler. Ve henüz vakitleri varken, Allah’a yönelip bağışlanma dilemeli, yegane doÄŸru yol olan Kuran’a ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetine yönelmelidirler.

       Unutulmamalıdır ki insanların yüzyıllardan beri arzuladıkları huzur, mutluluk, güven, ÅŸefkat, merhamet, dostluk, adalet, kardeÅŸlik, hoÅŸgörü, fedakarlık, sevgi, saygı gibi erdemler ancak Kuran ahlakının ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetinin hakim olduÄŸu toplumlarda en yüksek seviyede yaÅŸanabilir. Tüm Müslümanlar ise, böyle bir ahlakı yaÅŸamak ve çevrelerindeki insanları da bu ahlaka davet etmekle sorumludurlar.

Etiketler:

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

bana hz muhammetin dogdugu cevrenin dini özellikleri lazım olan varsa crazyhakan1997@hotmail.com ekleyinn!!

kura-nın indiriliş dönemleri

idris ince kuran-ı kerim kadir gecesi indirilmiştir hira mağarasında

el öpmek haram değildir örnek olarak babamızın elini öpüp alnımıza götürdüğümüzde niye haram sayılsın ki babamızın elini öptüğümüzde saygı gösterdiğimiz için öpüyoruz ve haram değildir idris ince

Allah ÅŸefaatine nail eylesin.

bana hz.muhammdin peygamberlik görevini yerine getirmesi[örnekleriyle] lazım yardım edin

ya bana HZ. MUHAMMEDİN peygsmberlik görevini yerine getirmesini örnek vererek açıklayan yazı varsa bana yardıııım ediiiiiin

HZ. MUHAMMED’in peygamberlik görevini yerine getirmesi üzerine konu açılmıştır

HAZRETİ PEYGAMBERİN GÜZEL AHLAKI HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ GÖNDERSENİZ

allah herkezin mekanını cennet etsin biz müninlerin hz.muhammet s.a.v nur yüzünü görmeyi nasip eylesin

yaaaa burda hz.muhammetin zamanını iyi değerlendirmesi ile bir olay yokki

bana bunlar hakkında hikaye ve resim verebilir misiniz?

aradığım hiç birşeyi bulamıyorum

site çook güzel olmuÅŸta, tek tek nasıl bulabilirim yani iÅŸte sabırlıydı, hoÅŸgörülüydü diye….
acilen lazımda yardımcı olursanız sevinirim yine de ALLAH RAZI OLSUN…

NAZLICAN ÇOK GÜZEL DUA EDİYOSUN (AMİN)

hz. muhammet’in hosgorululuguyle ilgili (referansla da desteklenmis) genis kapsamli bir kaynaga ihtiyacim var. yardimci olabilir misiniz?

çok güzel olmuş

kim yaptıysa allah razı olsun

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)