16
Kas

Din Ahlak Eğitim Sitesi

   Yazan: admin   Kategori Kategorilenmemiş

İslami ve dini bilgiler içeren, çocukların islami ve ahlaki gelişimlerine katkıda bulunan güzel bir site. Portaldan son konular:

Fakir Öğrencilere Burs
İhanet Cehennemi(4) Hikaye
Koyun Değil Kendiniz Olun
Kültür Bakanlığından Batıl İnanç Uyarısı
Ödül almak istiyorsan ecdadına küfret
İmam Hatiplilerden Din Hizmeti Teklifi
Çocuklar Mevlananın sözleriyle Barış Kuşunu sahneliyor

Site Adres: www.dinahlak.com

16 Kasım 2007, 22:23 tarihinde Kategorilenmemiş kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

One comment

seyfi ustam
 1 

*** KURAN I KERİM DEKİ İSLAM***
Sevgili dostlar…sizlere islamın hakikatını, Allahü teala nın Kuranı Kerim de üzerimize defalarca farz kıldığı ve olmazsa olmaz olan, ve günümüzde unutulan ve unutturulan islamın 7 safhasından kısaca bahsetmeye çalışacağız…
Daha önce hidayet kavramını ele alarak..hidayetin ne olduğunu kısaca açıklayalım inşallah…. ülkemizde piyasada olan 22 çeşit Kuranı Kerim mealinde hidayetin karşılığına doğru yol yazılmıştır…üstelik sıratı müstakime de doğru yol yazmışlardır…peki bu yol nereye götürüyor diye sorduğumuz zaman ise, sağlıklı bir cevap verememektedirler..Evvela hidayet, yol değildir…çünkü Allahü teala, hidayetin ne olduğunu Kuranı kerim de ap açık bir şekilde açıklamıştır….
Al-i imran 73….Gul innel hüda hüdallah…
Deki, muhakkak ki hidayet Allaha ulaşmaktır.
Bakara 120…….Gul inne hüdallahi hüvel hüda.
Deki, muhakkak ki Allaha ulaşmak (var ya, işte) o
Hidayettir.
Kehf 17………….Men yehdillahü fe hüvel mühted.
Allah kimi kendine ulaştırırsa o, hidayete erer.
Bu ayetler hidayetin doğru yol olmadığını, olduğunu varsaysak bile her yol kişiyi bir yere ulaştırdığına göre bu yol kişiyi nereye ulaştırmaktadır??? Diye bir sual ortaya çıkmaktadır…peki Allaha ulaşmak ne demektir?..
Allahü teala azhab süresinin 72. ayetinde emanetini yerlere göklere ve arzlara teklif ettiğini, dolayısıyla emanetini hiç kimsenin üstlenmediğini ve korktuklarını, yanlızca insanoğlunun bu emaneti yüklendiğini ve kabul ettiğini belirtmektedir.
Sevgili dostlar bu emanetin adı ruh dur..yani Allahu teala nın ruhu..Allahü teala ruhundan insanoğluna üfürdüğünü secde süresinin 9. ayetinde apaçık belirtmektedir..insanoğlundan başka hiçbir yaratık da ruh yoktur..insanoğlu Allahü teala nın ruhunu taşıdığı için son derece önemli ve uğruna kainatın yaratıldığı ve Allahü tealanın en çok sevdiği mahlukudur…
Allahü teala insana üfürdüğü ruhunu dünya hayatında yaşarken geri istemektedir. Aksi halde kişinin ölümünden sonra ruhu görevli melekler tarafından Allaha yine geri ulaştırılacaktır. Ama bu zoraki bir dönüştür. Putperestin de, mecusinin de, budistin de ruhu öldükten sonra Allaha zaten geri dönecektir.. Fakat Allahü teala bunu değil, yaşarken ruhumuzu ona ulaştırmamızı emretmektedir.. insan ruhunun yaşarken Allaha geri ulaşması ise, hidayettir..kişi ruhunu hayattayken Allaha geri Ulaştırırsa ölüm anında o ruh, Allah tan geri gelerek görevli melekler tarafından Allaha ikinci kez ulaştırılacaktır..bu iki dönüşü Allahü teala, bakara 46 da açıklamıştır…günümüzde yaygın öğreti olan insan ruhunun can olduğu ve kişiye hayat verdiği tamamen bir uydurma ve şeytanın tuzaklarından birisidir..Allahü teala hicr süresinin 23. ayetinde hayatı ve ölümü biz yaratırız diye buyurmakta ve aksini iddia edenlere ise, cinlerin ve hayvanların nasıl yaşadıklarını sormak isteriz..elbette hiç kimse onlarda da ruh olduğunu iddia edemez..Üstelik şeytan da Allahu tealaya insanların sıratı müstakimleri üzerinde oturacağını, yani onların ruhlarının Allaha ulaşmalarına mani olacağını, Allahü teala bir çok ayette bizlere belirtmektedir.sıratı müstakim ise adı üstünde, sırat, yol..müstakim ise, istikamet üzere manasındadır..yani Allaha istikametlenmiş yol..işte insan ruhu bu sıratı müstakim üzerinden Allaha geri dönmektedir..
nisa 175…fe emmellezine amenu billahi va’tesamu bihi fe se yudhıluhum fi rahmetin minhu ve fadlin ve yehdihim ileyhi sıratan müstakima.
Allaha amenu olanları ve ona sarılanları (sarılmayı dileyenleri) Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları Allaha ulaştıran sıratı müstakime (Allaha ulaştıran yola) hidayet edecektir. Ulaştıracaktır.

Sevgili dostlar, konuyu biraz daha açacak olursak, günümüzde öğretilen ve uygulanan din öğretisi, yanlızca islamın 5 şartından ibarettir. fakat bu beş şartı uygulamak hiç kimseyi cehennemden kurtaramamaktadır…peygamber efendimizin de buyurduğu gibi, hiç kimse ameliyle kurtulamaz..yani hiç kimsenin yaptığı ibadetlerle cehennemden kurtulamayacağını açıkça belirtmiştir..o halde cennete girmek için başka bir durum söz konusudur.
Bu noktada iblisin ne kadar kurnaz olduğu ortaya çıkmaktadır..insanın açık düşmanı olan iblis, bütün insanların her iki cihanda mutsuz olması adına elinden gelen herşeyi yapmaktadır. Açıkça iblis, kullandığı bazı din adamları vasıtasıyla hedefi saptırtarak, çok uzun yıllardır insanlara hedef olarak islamın 5 şartından oluşan ibadet sistemini aşılamıştır…eğer ki onlarada müdehale etmiş olsaydı, tuzağı açık bir şekilde ortaya çıkacaktı..konuyu biraz daha açarsak, bir arabamızın olduğunu düşünelim..örneğin bu arabayla ankara ya gitmemiz gerekiyor..hedef ankara, vasıta arabamızdır..araçsız hedefe yani ankara ya gidemeyiz..ama hedef yoksa arabayla hiçbir yere ulaşamazsınız..,işte iblis bu hedefi ortadan kaldırarak..vasıtaları hedef olarak göstermiştir…

iblis insanları kurtuluşa ulaştıracak olan bu dileği ve Allahın adını zikretmeyi ortadan kaldırarak, islamın temelini sökmüş ve ortada boşlukta kalan 5 katı yani, şartı bırakmıştır..32 ve 54 farza baktığınız zaman bu şartları göremezsiniz..üstelik Allahü teala, Allahın adını zikretmeyi en büyük ibadet olarak ankebut 45 de belirttiği halde..çünkü Allah adı, nefsimizi temizliyen, Allahın nurlarını kalbimize getiren bir şifredir…Sevgili dostlar, Allahü teala ezeli ve ebedi din olarak insanlığa yanlızca hanif dinini göndermiştir.rum 30..arapça adı, islam, türkçe adı ise teslimdir..bütün elçileri de bununla amel etmiştir….yani Allaha teslim olma dini… yahudilik ve hırıstiyanlık diye bir din yoktur. Hz. Musa ve isa da babamız olan hz. İbrahimin hanif dinini, yani islam dinini yaşamıştır. Musevi ve isevilerin sonradan yozlaşarak bugünkü haline gelmesi, bizleri aldatmamalıdır. onların içinde de çok az da olsa, islam dinini yaşayanların olduğu bir gerçektir..islam teslim manasında ise, müslüman da teslim olan manasında olduğuna göre, peki Allaha neyimizi teslim edeceğiz..? işte iblis bu hedefi ortadan kaldırmış, Allaha teslim olma yolunda yaptığımız ibadetleri ise, kurtuluşa yeteceğini belirterek, zannettirerek, hedefi ortadan kaldırarak, ortada yanlızca vasıtardan oluşan ibadetleri bırakmıştır…yani amacımız yok edilerek, aracımız amaç haline getirilmiştir…Allahü teala bütün insanları dünyaya göndermeden evvel indi ilahi de huzurunda topladı ve onların ruh larından dünya hayatını yaşarken Allaha geri döneceğine dair misak adlı bir yemin, fizik bedenlerinden şeytana kul olmaktan kurtulup Allaha kul olacaklarına dair ahd adlı bir yemin ve nefslerinden ise nefslerini tezkiye ve tasfiye edeceklerine dair yemin adı altında bütün insanların üç vucudundan da yeminler almıştır..

Bütün insanlar bu yeminleri galü bela günü dediğimiz günde Allaha vermiştir…bu konu kapalı olarak araf 172 de belirtilmekte, maide 7 de ise içeriği açıklanarak detaylar ise farklı sürelerdeki ayetlerde yer almıştır..ruhun Allaha ulaşması için verdiği misak rad 20-21…fizik bedenin teslimi için verdiğimiz ahd yasin 60-61..nefsimizin verdiği yemin ise, müddessir 38-39-40 da belirtilmiştir.
Aynı zamanda rad 20 deki misak irademizin teslimini de içermektedir..fakat iradenin teslim olması için bu sıralamanın aynen uygulanması gereklidir.dolayısıyla emir evvela ruhadır.
Allaha ulaşan ruhtur..ona sadece ruhumuz ulaşabilir..fizik bedenimiz ve nefsimiz ona ulaşamaz..teslim olurlar..
Sevgili dostlar Allaha teslim olmak yani, evvela emanet olan ruhumuzu Allaha geri ulaştırmaya niyet ederek bunun için harekete geçmemiz gerekmektedir ve üzerimize 12 ayetle farz kılınmıştır. kuran da ki islam, 7 safha 4 teslimden oluşmaktadır..
1- Ruhumuzu Allaha ulaştırmayı dilemek
2- Mürşidimize tabi olmak.
3- Ruhu Allaha teslim etmek…1. teslim.
4- Fizik bedeni Allaha teslim etmek…2. teslim.
5- Nefsi Allaha teslim etmek…3. teslim.
6- İrşada a ulaşmak.
7- İrade yi Allaha teslim etmek…4. teslim.
Kuranı kerimin en kısa özeti budur.. Allahü teala sahabeyi kuranı kerimde bizlere açıkça örnek olarak göstermiştir..bu 7 safhayı peygamber efendimiz ve sahabede bizzat yaşamıştır..zümer 17.. fetih 10..zümer 18..ali imran 20.bakara 139..hucurat 7..ali imran 102.tevbe 100..
Peygamber efendimiz söylemediği halde, ona atfedilerek söylediği iddia edilen ve kuranı kerime ters düşen birçok söz vardır…ibni ace denilen şahıs, dört binden fazla hadis uydurduğunu idam edilirken itiraf etmiş ve kolaysa bunları dinin içerisinden çıkarın… sözü, tarihçe kayıt altına alınmıştır….kuranı kerime ters düşen bu sözler peygamber efendimize atfedilerek, ortaya atılarak onun söylemediği cümleleri o söylemiş gibi insanlar aldatılmakta, sonuçta ise hüsrana düşmektedirler. peygamber efendimizin hiçbir hadisi kuranı kerime ters düşemez. Çünkü o kuranın dışında bir şey konuşmamıştır..kuranı kerimin dışındaki hiçbir kitabın da korunma garantisi yoktur..bir çok din adamı,,, biz kuranı anlayamayız diye yorumda bulunarak kuranı kerimi devre dışı bırakarak insanların el yazması dini kitaplarını ön plana çıkartmışlar ve dinlerini o kitaplardan öğrenip öğretmişlerdir..bu günkü islam dünyasının içinde bulunduğu kargaşa ve fitne ortamının en büyük sebebi de budur.
Allahü teala indirmiş olduğu kuranı kerimi peygamber efendimizden sonra açıklamanın kendisine ait olduğunu ve açıkça bu ayetlerin manasını dostları vasıtasıyla açıklattıracağını belirtmiştir..kıyame 19..yani kuranı kerimi, yöneticilerin veya onların atadığı kişilerin değil, Allah dostları tarafından açıklanacağı büyük bir hakikattir. Çünkü kuranda iki çeşit ayet bulunmaktadır…1-muhkemat, manası açık ayetler..2-müteşabih manası kapalı ayetler..ali imran süresinin 7. ayetinde bu müteşabih ayetleri kimlerin açıklayabileceği açıkça belirtilmiştir..bu ayetleri yanlızca ulul elbab olanların açıklayacağı kesindir..
piyasadaki kuran meallerine baktığımız zaman ulul elbab manasına olgun akıl sahipleri, veya temiz akıl sahipleri gibi manalar yüklemişlerdir..acaba hangi insan olgun akıl sahibi olmadığını kabul edebilir..böyle bir saçmalık elbette olamaz..Allahü teala ulul elbab ın kimliğini ali imran süresinin 190 ve 191. ayetlerinde net bir şekilde açıklamıştır..o ulul elbab ki, onlar ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken hep Allahı zikrederler diye buyurmaktadır..bir insanın üç hali olduğuna göre, dolayısıyla bu kişilerin kalbi 24 saat Allahı zikretmektedir..işte bu kişlerin kalp gözü ve kalp kulağı açılmıştır..ve bu ayetlerin manasını bizzat Allahü teala tarafından öğrenmekte ve insanlara açıklamaktadırlar..
Yazılı eser olarak da örneğin, mevlana hz.nin yazdığı mesnevi gibi, Abdülkadir geylani nin gavsiyesi, veya saidi nursi hz. nin risalei nur külliyatı gibi, işte bu eserler kuranı kerimin birer meyveleridir..fakat bu eserler kendi zaman şartlarına göre yazdırılmıştır..çünkü Allahü teala her zaman için bir kitap vardır diye rad 38 de bildirmiştir..bu kitaplar kuranın içinden çıkan o zaman şartlarına göre, zamanın imamlarına yazdırılan eserlerdir..bir müceddid ahirete göçtükten sonra hemen Ardından bir başkası tayin edilir ve önceki eserin 1. derece önemi de sonlanmıştır…Allahü teala her zaman birimin de dünya üzerinde mutlaka bir temsilcisi, hidayetçisi olduğunu belirtmektedir..taha 123.
peygamber efendimizden sonra gelecek olan bu mücedidler, peygamber efendimizin vekilliğini üstlenmektedirler.bu nedenle peygamber efendimiz, kim zamanının imamına (halifesine) biat etmezse, o küfür üzere veya cahiliye hükmü üzere ölmüştür. hadisi boşuna değildir. Bu nedenle herkesin onları arayıp bulmasını ve onlara tabi olmasını emretmektedir..bunun en kısa yolu ise, Perşembe akşamları kılınan 4 rekatlık hacet namazı ile Allahü tealaya bu isteği iletmektir. Allahü teala ise, Allaha ulaşmayı dileyen ve bu konuda samimi olan herkese mutlaka o hidayetçiyi rüyasında göstereceğini belirtmiştir.

Sevgili dostlar..günümüzde bilindiği gibi kelimei şehadet getiren ve Allaha inanan insanlar öyle veya böyle mümin olarak cennete gireceğini düşünmekte, cehenneme gitsede, orada biraz cız bız olduktan sonra cennete gireceğini düşünmektedir, zannetmektedir, düşündürülmektedir., gerçekte ise kuranı kerime göre son derece yanlış bir düşünceden ibarettir… Allahü teala kaf 31. ayetinde cennet yanlızca takva sahiplerine uzak olmayarak yaklaştırıldı. Diye buyurmaktadır..bu nedenle cennete girecek olan yanlızca takva sahipleridir..cehenneme girenler ise ebediyyen orada kalacaklardır..mümimun 102-103.

Kişinin kelimei şehadet getirmesi ve yanlızca ibadetleri yapması çok güzel bir durumdur fakat, kişinin kurtuluşuna yetmemektedir..Allaha inanan insanlarda inanç açısından mümindir..yani inanadır..fakat hak mümin değildir..yani takva sahibi mümin değildir..Allahü teala kuranı kerimde iki çeşit müminden bahsetmektedir.enfal süresinin 29. ayetinde bütün inanan insanlara seslenerek takva sahibi olmalarını istemektedir..yani inanan müminlerin gerçek mümin olmasını, kullarının öz kul olmalarını istemektedir… rum süresinin 31. ayetine göre Allaha yönelerek yani ona ulaşmayı dileyerek, takva sahibi olmamızı emretmektedir..aksi halde diğer insanların şirkte olduğunu ap açık belirtmiştir..
Allaha ulaşmayı dilemeyen insan neden gizli şirkin içerisindedir.? Diye bir suale karşılık, çünkü doğuştan bütün insanlar, islam fıtratıyla yani Allaha teslim olabilecek özellikde yaratılırlar fakat, dalalet standartında doğmakta ve yaşamaktadırlar. Kişi Allaha ulaşmayı dilediği anda hak mümin olarak Allahın kulu olma şerefine ererek takva sahibi olmaktadır…aksi durumdaki bütün insanlar nefslerine tabi oldukları için gerçekte şeytana tabi olarak, ona kul olmakta ve farkında olmadan gizli şirke düşmektedirler..yasin 60-61.dolayısıyla kişi nefsini Allah eş koşarak Nefsini ilah edinmiştir…bu konuda Allahü teala kasas süresinin 50. ayetinde şöyle belirtmektedir.
Kasas-50…fe in lem yestecibu leke fa’lem ennema yettebiune ehvaehum ve men edallu mimmenittebea hevahu bi gayri huden minellah innellahe la yehdil gavmez zalimin.
Bundan sonra eğer sana icabet etmezlerse (senin hidayete erdirme davetine uymazlarsa) bilki onlar heveslerine tabidirler. Allahtan bir hidayetçi olmaksızın kendi heveslerine tabi olandan daha çok dalalette kim vardır. Muhakkak ki Allah zalimler kavmini hidayete erdirmez.
Allahü teala casiye 23 te de buna benzer bir ayeti açıkça belirtmiş ve o insanların nefslerini ilah edinerek faydasız ilimleri üzerine dalalette kaldıklarını açıkça belirtmiştir.
Peki ruhumuzu Allaha nasıl ulaştıracağız…
Evvela bunu gerçekten samimi olarak kalben istememiz şarttır..biz dileyeceğiz, Allah ruhumuzu kendisine ulaştıracaktır..Allahü teala bu isteğimizi, niyetimizi kalbimizde mutlaka görmelidir.çünkü o yanlızca kalplere bakmaktadır. Ona şöyle yalvarmalıyız.

Ya Rabbi, ölmeden evvel ruhumu sana ulaştırmak istiyorum. Ne olur ruhumu kendine ulaştır ya Rabbi.
Yada şu şekilde de olabilir..
Ey yüce Allahım bunca ermiş evliya kulların sana nasıl erdilerse bende onlar gibi sana ermek, onlar gibi ermiş olmak istiyorum..

Allahü teala bu dileği kalbinizde görürse hemen harekete geçer ve size rahman esması ile tecelli eder…bakara 105…Allah dilediğine rahmetini tahsis eder. Allahın diledikleri kimlerdir.??? Elbette onu dileyenlerdir.
Sevgili dostlar..Allaha ulaşmayı dilemek Kuranı Kerimde tam 12 defa üzerimize farz kılınmıştır..Kuranı kerimde ki açık emirlerin hepsi üzerimize farzdır…yani kuranın bütünü üzerimize farzdır..bir kişi islamın olmazsa olmazı olan ölmeden evvel ruhunu Allaha ulaştırmayı dilemez ve istemez ise..Allaha göre hak mümin değildir, takva sahibi değildir, şirk tedir, fırkalara ayrılmıştır.rum-31-32.. Allahın değil tagutun (insan ve cin şeytanların) kulu ve dostudur. Zümer 17-bakara 257.. hüsrandadır, yunus 45..dalalettedir, rad 27..fısktadır, maide 108…Allahın ayetlerinden gafildir, ve gideceği yer cehennemdir…yunus 7-8…ve amelleri boşa gidecektir..kehf 105…
Şimdi aşağıda vereceğimiz ayetlerde yönelmek kelimesi geçmektedir, bu kelime önemli bir sırdır.. Allahü teala kim bana yönelirse onu kendime ulaştırırım diye buyurmaktadır yani, siz bana ulaşmayı dileyeceksiniz, bunu kalben isteyeceksiniz ki, bende sizi kendime ulaştıracağım, hidayet edeceğim diye buyurmaktadır. yönelmenin Arapça karşılığı, münib, kelimesi ve ondan türüyenlerdir. münibine, enab, enabü ,yünib gibi.……yönelmek zaten adı üstünde, bir hedefe varmak için harekete
geçmektir… şimdi örnek ayetlere bakalım..
Şura 13…. Allahü yectebi ileyhi men yeşaa ü ve yehdi ileyhi men yünib.
Allah dilediğini kendisine seçer, ve ona yöneleni, kendisine hidayet eder. (ulaştırır).
Rad 27……Gul innellahe yudillu men yeşau ve yehdi ileyhi men enab.
Deki , muhakkak ki Allah dilediği kimseyi dalalette bırakır. Ve ona yönelen kimseyi kendine ulaştırır. (hidayete erdirir)
Kim Allaha ölmeden evvel ruhunu ulaştırmayı dilerse Allah onun ruhunu kendisine ulaştırıp hidayete erdireceğine garanti vermektedir..kim bana yönelirse onu kendime ulaştırırım diye buyurmaktadır…şimdi kısaca bazı ayetlere bakalım..
Rum 31……Münibiine ileyhi vetteguhu ve egımüssalate vela tekünü minel müşrikin.
O na (Allaha) yönel. (Allaha ulaşmayı dile) ve böylece ona (Allaha karşı) takva sahibi ol. Ve namaz kıl ve müşriklerden olma.
Şura 47….istecibu li Rabbiküm min gabli en ye tiye yevmun la meradde lehü minellahi ma leküm min melce in yevme izin vema leküm min nekir.
Allah tarafından geri çevrilmesine çare olmayan. (ölüm) günü gelmeden evvel. Rabbinizin davetine icabet edin. (Allaha ulaşmayı dileyin) ecel günü (geldiği zaman) sizin için başka (kaçıp sığınacağınız) bir sığınak yoktur. Ve onu inkarda edemezsiniz.
Yunus 25….vallahü yed u ila darisselami, ve yehdi men yeşau ila sıratım müstakim.
Ve Allah teslim (selam) yurduna davet eder. Ve (teslim yurduna, zatına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, sıratı müstakime ulaştırır.
Rad 14…lehu davetül hak…
Hakkın daveti onadır..(kendisinedir)
Allahü Teala bu ayetlerde apaçık herkesi kendi zatına davet etmektedir. Kim Allaha ulaşmayı dilerse Allahta onu kendisine ulaştırmayı diler. Ve onu kendisine istikametlenmiş yol olan ve bu dünyadan başlayıp gök katlarını aşarak sitretül müntehaya kadar uzanan sıratı müstakime ulaştıracağını belirtmektedir. Nisa 175…Sıratı müstakim ruhu Allaha ulaştıran, Allaha istikametlenmiş yolun adıdır.

Fecr 28……..ircıi ila Rabbiki…
(ey ruh) Rabbine geri dön (erek ulaş).
Zariyat 50…..fe firru ilallahi…
Öyleyse Allaha kaç. (Allaha ulaş, Allaha sığın).
Zümer 54……ve enibu ila Rabbiküm ve eslimu lehu min gabli en ye’ tiyekümül azabu sümme la tunsarun.
Rabbinize (Allaha) yönelin. (ruhunuzu Allaha ulaştırmayı dileyin) ve ona (Allaha) teslim olun. Üzerinize azap (kabir azabı) gelmeden önce. Yoksa sonra yardım olunmazsınız.
Müzemmil 8…vezkür isme Rabbike ve tebettel ileyhi tebtila.
Rabbinin (Allahın) ismiyle zikret ve her şeyden kesilerek ona (Allaha) dön. (ulaş vasıl ol).
Lokman 15….vettebi’ sebile men enabe ileyye.
Bana yönelenlerin (ruhunu bana ulaştırmak üzere yola çıkaranların) yoluna tabi ol.
Rad 21……….vellezine yesılune ma emerallahü bihi en yüsale ve yehşevne rabbehüm ve yehafune suel hisab.
Ve onlar Allahın (ölümden evvel) Allaha ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını) o na (Allaha) ulaştırırlar. Ve Rablerine karşı huşu duyarlar. Ve kötü hesaptan korkarlar.
Kuranın ruhunu bilmeyen bazı kişiler bu emri ölümden sonra ruhun Allaha ulaşması ve ona kavuşması veya karşısına çıkması olarak değerlendirerek kendileriyle beraber bir çok kişiyi de yanlış yönlendirmekte ve üzerlerine vebal almaktadırlar…
ne yazık ki herkes kendisini fetva makamı zannetmektedir..her devirde fetva makamı devrin imamıdır..Allaha ulaşmayı dilemek evvela bu niyetin gerçek anlamda sahibi olmamızı, bunun bilincinde olmamızı ve bunun için harekete geçmemizi gerektirir…
Allaha inanan hangi insan öldükten sonra Allahın huzuruna çıkacağına yada ruhunun ona gideceğine veya Allaha kavuşacağına inanmaz..biz Allaha inanıpta bunu inkar eden birini henüz göremedik..ölünce bütün perdeler kalkmaktadır..herşey bitmiştir..herşey bu dünyadadır…ruh ile nefs birbirine karıştırılmaktadır..ruh Allahın bir emaneti. Tamamen güzelliklerden oluşan 19 tane özellik taşımaktadır…sevgi, iman, doğruluk, adalet, edeb, kemalat, cömertlik, sükünet, iteat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, meziyet, vefa, samimiyet, tevhid….

Nefsimiz ise 19 tane kötü afetten oluşmaktadır…cehalet, cimrilik, dedikodu, fitne fesat, haset, hırs ve şehvet, isyan, kötü alışkanlıklar, kin ve düşmanlık, kibir, küfür, gösteriş, nankörlük, öfke ve gayz, sabırsızlık, vefasızlık, yalan, zan, zulum…insan üç vucutla yaratılmıştır. Fizik bedenimiz hicr 26 ya göre salsalin adı verilen kuru bir balçıktan, nesf bedenimiz, şems 7 ye göre 7 kat inşa edilerek dizayn edilmiştir. Emmare, levvame, mülhime, mutmainne, radiye, mardiye ve tezkiye, ruh bedenimiz ise secde süresi 9. ayette insanın içine üfürülmüştür…nefs ve ruh vucudumuz da fizik bedenimizle aynı görüntüde olup, ruh Allahın temsilcisi, nefs de şeytanın temsilcisidir..iki tarafta taleplerini akla bildirir. Akıl hangi ortamda şuur kazandıysa fizik bedende o fiili işlemektedir…kabirde ve cehennemde azabı çekecek olan fizik bedenimiz ve nefsimizdir..ruh Allaha ait olduğu için ona geri dönecektir..fizik bedenimizle bir günah işlediğimiz zaman ruh hemen vucudu terk ederek günaha iştirak etmemektedir eylem bittikten sonra tekrar vucuda geri dönmektedir..aksi halde Allaha ait olan ruh, bir günahın ve pisliğin içinde olması ve ona karışması kesinlikle düşünülemez..
Nefsimiz ise uyku halinde, bayılma halinde, ve ölüm halinde fizik bedenimizi terk etmektedir.ölen bütün insanların nefsi berzah aleminde kıyamete kadar yaşamaya devam edecektir. Fakat onlar için imtihan bitmiş ve mahşeri beklemektedirler..insanlar rüyalarında ölmüş yakınlarını gördükleri zaman nefsleri berzah alemine gitmiştir.
Allahü teala şems süresi 9. ayette. Andolsun ki, kim nefsini tezkiye ederse felaha erer.. diye buyurmaktadır..müddessir 30. ayette de 19 üzerinizedir. Diye buyurmakta..yani nefsimizdeki 19 hastalığı Allahın nurlarıyla iyileştirmek üzerinize bir borçtur diye buyurmaktadır.
Sevgili dostlar..bazı insanlar ruhumuzu ölmeden önce Allaha ulatırma talebini yanlış idrak ederek, namaz kılmakla zaten bunu yaptıklarını, Allaha yöneldiklerini zannetmektedirler… Allahın adını Allah, Allah diye zikretmenin de, namazda çekilen tesbihten ibaret veya, kuranı okumak v.b…gibi algılamaktadırlar..bunlar tamamen yanlıştır..

Bu dilek kişinin hayatında Allaha karşı gerçek bir sevgi ve meyil sahibi olmakla başlayan ve emanet olan ruhunu Allaha geri ulaştırmak için bunu dileyerek harekete geçmektir.mürşidimize tabi olduktan sonra Allahın adını zikrederek yaptığımız nefs tezkiyesine paralel olarak ruhumuz, gök katları üzerinden Allaha geri dönecektir.
Allahın emri bu dünyada ruhumuzu ona ulaştırmaktır…Bu konuyla ilgili olarak Rad süresinin 21. ayetini dikkatli bir şekilde inceleyiniz ve piyasadaki kuranı kerim meallerine bakarak bu ayeti kıyaslayınız. Başta elmalılı hamdi yazır meali olmak üzere, yetkisiz insanların nasıl bir mana verdiklerini, üstelik ayetle hiçbir ilgisi olmayan metinler yazdıklarına bizzat şahit olunuz..mehmet akif ersoy bu nedenle kuranı kerime meal verme teklifini geri çevirmiştir. Çünkü o,,, bu durumun bilincindeydi.

Sevgili dostlar…Allaha ulaşmayı dileyen kişi, ruhunu Allaha ulaştırmaya vesile olan mürşidini Allahtan ister…bu Allahın üzerimize farz kıldığı çok önemli konulardan biridir…mürşid lerin tayini Allaha aittir. Hiç kimse kendi kafasına göre mürşidini seçemez..sizlerinde bildiği gibi toplum içerisinde gerçek mürşid olmadığı halde mürşidim diye ortalıkta gezen bir çok insan vardır..bu nedenle Allahü teala mürşid tayinini kendi üzerine almıştır…mürşidi inkar ederek şirk olduğunu iddia edenler ise tamamen ayetleri yalanlamakta ve açıkça Allaha iftira etmektedirler..mürşidler bizleri Allaha götüren birer kılavuzdur, rehberdir..günümüzde yaygın inançlardan biride, insanlar mürşid olarak peygamber efendimize tabi olduğunu iddia ederek başka bir mürşidi kabul etmemektedir..peygamber efendimize tabi olanlar sahabedir..yani onun önünde el öpüp tövbe yapanlardır..fetih süresi 10…veya, bir cemaatin ahirete göç etmiş mürşidinden başka bir mürşidi kabul etmemesi. Gibi…sevgili dostlar…bir sonraki dönemde dünyaya gelen insanlar bir öncekilerin durumuna benzer imtihanlarla karşı karşıya kalacaktır..hayatımızın her anı imtihandır ve ahirete göçene kadar da bu, devam edecektir…uyanık ve dikkatli olunuz.
Allaha ulaşmayı dileyerek mürşidini Allahtan isteyip ona tabi olanlar ise gerçekte peygamber efendimize dahası, Allaha tabi olmuşlardır..
Mürşid hayatta olmalıdır..onun önünde tövbe yaplarak el öpülmelidir..acaba neden sahabe, peygamber efendimizin ahirete göçmesinin ardından biz artık hiç kimseye tabi olmayız dememişlerde hemen..hz. ebu bekire tabi olmuşlardır.birçok insan belkide bu durumu kibirine yediremediği içinde, inkar etmektedir..hak mürşidleri Allahü teala görevlendirir. Peygamber efendimizin ahirete göçmesinden sonra bütün sahabe hz. Ebu bekire tabi olduktan sonra, hz.ömer, hz. Osman ve hz. Aliye tabi olmuşlardır..sahabeye tabi olanlara tabiin, tabiine tabi olanlara da tebei tabiin denmektedir..mürşidi, ahirete göç eden kişiler mutlaka Allahu tealadan mürşid istemelidirler. Hacet namazı kılınarak bu talep Allahü tealaya bildirilir. Bu hacet namazı sabırla kılınan bir namazdır.. gerekirse defalarca kılınmalıdır.
Nahl 9…….ve alallahi kasdus sebili ve minha cair, velev şae le hedakum ecmain.
Ve sebillerin (dergahlardan sıratı müstakime, ulaşan bütün yolların, yani mürşidlerin) tayini Allahın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer o dileseydi sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Maide 35…..Ya eyyühellezine amenüttegullahe vebteğu ileyhi vesilete
Ve cahidu fi sebilihi lealleküm tuflihun.
Ey amenü olanlar (Allaha ulaşmayı teslim olmayı dileyenler)
Allaha karşı takva sahibi olun, ve ona ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve onun yolunda cihad edin. Umulur ki siz felaha erersiniz.
Cin 14….Ve enna minnel müslimune ve minnel kasitun, fe men esleme fe ulaike teharrev reşeda.
Muhakkak ki bizlerden Allaha teslim olanlar da var. (kalpleri) kasiyet (bağlamış) olanlarda var. Kim (Allaha) teslim olmayı dilerse, mürşidini arar.
Kehf 17….men yehdillahü fe hüvel mühted, ve men yudlil f elen tecide lehü veliyyen mürşida.
Allah kimi kendine ulaştırırsa o hidayete erer. Ve kim dalalette ise, onun için veli mürşid bulunmaz.
Sevgili dostlar..Allahü teala mutlaka ona ulaşmayı dilememizi ve takva sahibi olmamızı.emretmektedir. takva sahibi olmak piyasadaki kuranı kerim meallerinde yazdığı gibi Allahtan korkmak manasında değildir..kelime olarak korkmak, sakınmak manasına gelsede, Allahü teala bu manada çok az yerde kullanmıştır..takva sahibi olmak, bir mertebe derecesidir..hak müminliğe geçişin belgesidir..Allahü teala kendisinden korkulan değil, sevilen olmayı istemektedir..seven sevdiğine koşar, korkan korktuğundan kaçtığına göre..bu nedenle Allahü teala, yunus süresinin 62-63. ayetlerinde takva sahiplerine korku olmadığını belirtmektedir…peki ne zaman takva sahibi oluyorduk.???
Rum süresinin 31. ayetinde Allahü teala, bunu ap açık belirtiyordu. bana ulaşmayı dile ve takva sahibi ol diyor. Yani Allaha ulaşmayı dilemeyen takva sahibi değildir, unutmayın ki yalnızca takva sahipleri hak müminlerdir…yoksa bir insan istediği kadar kelime i şehadet getirsin yada kelimei tevhid getirsin yada ömrü boyunca islamın 5 şartını yaşasa veya ömrü hep kabede ibadetle geçse, kesinlikle Allaha göre hak mümin değildir. yalnızca İslam dairesi içerisine girmiştir. Hucurat 14..sonuçta da gideceği yer ebedi olarak cehennemdir..
İslamın 1. safhası Allaha ulaşmayı dilemekti, 2. safhası Allahtan mürşidimizi istemek di, 3. safhası ise ruhumuzu Allaha teslim etmektir.
Rad 21……….vellezine yesılune ma emerallahü bihi en yüsale ve yehşevne rabbehüm ve yehafune suel hisab.
Ve onlar Allahın (ölümden evvel) Allaha ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını) o na (Allaha) ulaştırırlar. Ve Rablerine karşı huşu duyarlar. Ve kötü hesaptan korkarlar.
4. safha ise vechimizi yani fizik vucudumuzu Allaha teslim etmektir.
Nisa 125 …ve men ahsenü dinen mimmen esleme vechehu lillahi ve hüve muhsinun vettebe’a millete ibrahime hanifa, vettehazallahu ibrahime halila.
O kişiden vechi (fizik vucudu) daha ahsen kim vardır.o kişi ki vechini (fizik vucudunu) Allaha teslim etmiş ve muhsinlerden olmuştur.ve hanif olarak hz. İbrahimin dinine tabi olmuştur. Ve Allah hz. İbrahimi dost ittihaz etmiştir.
5. safha ise nefsimizi Allaha teslim etmektir.
Beyine 5…..Ve ma umiru illa li ya büdüllahe muhlisine lehüddine hünefae ve yugımüssalate ve yü tüzzekate ve zalike dinül gayyimeh.
Onlar emrolunmadılar sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.
6. safha irşad a ulaşmaktır.
Bakara 186…….Ve iza seeleke ibadi anni fe inni garibun ucibu daveted dai iza deani, Fel yestecibuli vel yu minu bi leallehüm yerşudün.
Ve kullarım sana benden sorduğu zaman, ben muhakkak ki (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlarda benim (davetime) icabet etsinler. Ve bana amenü olsunlar. (bana ulaşmayı dilesinler). Böylece irşada ulaşsınlar. (irşad olsunlar).
7. safha irademizide Allaha teslim etmektir.
Al-i imran 102….ya eyyühellezine amenüttegullahe hagga tügatihi ve la temutünne illa ve entüm müslimun.
Ey iman edenler, hakkıyla takva sahibi olanlar (nasıl bir takvanın sahibi ise aynı onlar) gibi Allaha karşı takva sahibi olun. Ve (ölmeden önce) Allaha teslim olun.
İslamın 7 safhası aynı zamanda hidayet, kulluk, takva ve cennet kademeleridir. bir insan ne kadar günahı olursa olsun kalben Allaha ulaşmayı dilerse o an hak mümin olmakta ve bütün günahları örtülmektedir. Bu nedenle mevlana ne olursan ol yine de gel demiştir..Mürşidine tabi olduğu anda ise tövbe esnasında kalbine iman kelimesi yazılarak imanı artan bir mümin olmaktadır (mücadele-22) ve örtülen günahları da sevaba çevrilmektedir. İşte şefaat bu dünya da bu şekildedir, ahirette şefaat kesinlikle yoktur. (bakara 48) Allahü teala bir çok ayette ahirette kimseden bir şefaat kabul edilmez diye açıkladığı halde, peygamber efendimiz amcası ebu talibi kurtaramadığı halde, kızına da, kızım fatıma babanın peygamberliğine güvenme dediği halde, günümüzde insanlar ahirette peygamber efendimizin şefaatini ummakta ve ümit beslemektedirler, sonuçta ise buda şeytanın tuzaklarından birisidir…Allaha ulaşmayı dileyen kişi yarım saat sonra ölecek olsa dahi 1. kat cenneti (Aliye) kazanmıştır. Çünkü niyet etmiştir. Niyet amelden üstün olduğu için kazanmıştır. Mürşidine tabi olup ölürse 2.kat cenneti (firdevs) kazanmıştır. Ruhunu Allaha teslim edip ölürse, 3. kat cenneti (Hul) kazanmıştır. Fizik vucudunu Allaha teslim edip ölürse, 4. kat cenneti (ğurafan) kazanmıştır. Nefsini Allaha teslim edip ölürse 5. kat cenneti (meva) kazanmıştır. irşada ulaşıp ölürse 6. kat cenneti (naim) , iradesinide Allaha teslim ederse kişi 7. kat cenneti (adn) kazanmıştır.

İki çeşit insan vardır. Allaha ulaşmayı dileyerek hak mümin olanlar ve diğerleri..kişi ya Allaha giden rüşd (irşad) yolundadır yada cehenneme giden gayy yolunda..bakara 256..kıyamet günü tam 73 fırka olacaktır .. yani 73 çeşit inanç gurubu, ve bu fırkalardan kurtulacak olan Allaha ulaşmayı dileyenlerden oluşan tek fırka, fırkai naciyedir..sebe 20.. kalanlar ise ne yazık ki, ebediyyen cehenneme gidecektir..cehenneme girenler ise ebediyyen orada kalacaklardır..müminun 102-103..
bu konuda kuranı kerimde tam 48 tane ayet vardır..aksini iddia eden bir tane ayet yoktur..bakara 80..Allahü teala kuranı kerimde hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır..
Sevgili dostlar bizim terk derdimiz, insanların büyük çoğunluğunun bilmediği bu hakikatleri anlatarak, insanların her iki cihanda da mutlu olmaları ve Allahın rızasını kazanmaktır. Unutmayın ki biz hiç kimseyi kendimize davet etmiyoruz..biz herkesi Allaha davet ediyoruz..Allahü teala bakara 186. da davetine icabet edenlerin mümin olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu nedenle onun davetine, icabet etmenizi diliyoruz…yani Allaha ulaşmayı dileyerek ve bunun için harekete geçerek mürşidinizi Allahtan istemenizi tavsiye ediyoruz..ön yargılı olmadan, ayetleri kuranı kerimden incelemenizi ve araştırmanızı şiddetle tavsiye ediyor ve diğer konularla birlikte bu konunun geniş açıklamalarını http://www.hidayetcagi.com internet adresinden bulabilirsiniz…sizleri çok ama çok seviyor Allaha emanet ediyoruz. Allah hepinizden razı olsun..DSUFİ.

01 Mayıs 08 Saat 12:55

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz

 
XML-Sitemap dini bilgiler msn nickleri sporda bugün transfer haberleri ilahi dinle vizyondaki filmler oyunlar teknoloji ssk sgk gazete manşetleri Haber kuran ilahiler ilahiler