9
Eyl

Kaptansız Gemi Olur Mu?

   Yazan: admin   Kategori Kıssalar

İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye (rah) bir grup inkarcı insan gelmişti. Bunlar Allahu Teala’nın varlığını ve alemlerin yaratıcısı olduğunu inkar ediyorlardı. Bu meseleyi İmam-ı Azam’la tartışmak ve müslümanları şüpheye düşürmek istiyorlardı. Adamların niyet ve dertlerini bilen İmam-ı Azam (rah), söze şöyle başladı:

“Bu konuya girmeden önce size bir şey soracağım: Şu Dicle nehrinde bir gemi var. Başında bir kaptan, içinde bir yardımcı eleman yokken, kendi başına hareket ediyor, sahile yanaşıyor, içine yiyecek, içecek ve bir sürü malzeme dolduruyor; sonra kendi başına yol alıyor, gideceği yere gidiyor, bu yükleri orada boşaltıp geri dönüyor. Siz buna ne dersiniz ? Adamlar hep bir ağızdan:

Devamını oku »

etiketler : ,
5
Eyl

Hz Hud

   Yazan: admin   Kategori Peygamberler

Hazreti Hud Yemen’de Hadramut civarında “Ahkaf” denilen yerde yaşayan “Ad” kavmine peygamber gönderilmiştir. Şöyle ki: İnsanlar,tufan felâketinden sonra yine azıtmışlar,yollarını saptırmışlar,Allah’ın dinine aykırı işlere sarılmışlardı. Bunlardan bir kısmı da “Ad” kavmi idi. Bunlar, birçok nimetlere ve kuvvetlere kavuşmuş muhteşem binalar yapmış; fakat Yüce Allah’ın dinini inkâr ederek putlara tapmışlardır. Kendilerine Hud Aleyhisselâm gönderildi. Bu muhterem peygamber,birçok mûcizeler gösterdi. Fakat inanmadılar. Nihayet yedi gece sekiz gün devam eden şiddetli bir rüzgâr ile helâk oldular. Hazreti Hud da, kendisine imân edenlerle beraber çıkıp başka yere gitti. Yüzelli sene yaşadığı ve Mekke-i Mükerreme’de veya Hadramut’da gömüldüğü rivayet edilmiştir.

etiketler : , , , , , , ,
5
Eyl

Hz Nuh

   Yazan: admin   Kategori Peygamberler

Hazreti Âdem’den sonra insanlar çoğalmış,birçok yerleri imar etmiş;fakat Allah’ın birliğine dayanan gerçek tevhid dînîni bırakıp putlara tapınmaya başlamışlardı.Fakat kendilerine kırk veya elli yaşında bulunan Hazreti Nuh Aleyhisselâm peygâmber gönderildi.Bu muhterem peygâmberin dokuzyüzelli sene süren öğütlerini dinlemediler. Sonunda Hâzreti Nuh,Yüce Allah’ın emri ile gemi yaptı. Bu gemi tamamlandıktan sonra gökten yağmurlar yağmaya,yerden sular fışkırmaya,denizler kaynayıp taşmaya başladı,sular bütün yeryüzünü kapladı. Dağların tepelerini bile aştı. Buna “Tufan” olayı denir ki,rivâyete göre Hazreti Âdem’in yaratılışından 2242 sene sonra olmuş,5 veya 7 ay devam etmiştir.

Nuh Aleyhisselâm,Sâm,Hâm ve Yafes adındaki üç oğlu ile diğer müminleri ve uygun gördüğü hayvanlardan birer çifti gemiye almış,bunun dışında kalanlar suların içinde boğulup gitmişlerdir.Hazreti Nuh’un Yam veya Ken’an adındaki oğlu da kendisine inanmayıp bu gûnahkâr kavim arasında boğulup gitmiştir.

Daha sonra yağmurlar kesilmiş,sular çekilmeye başlamış,Hazreti Nuh’un gemisinde,Musul civarında “Cûdi” denilen dağın üzerine Muharrem’in onuna rastlayan “Aşûre” gününde oturmuştu. Rivayete göre kırkı erkek kırkı dişi olmak üzere seksen kişiden ibaret bulunan gemi halkı karaya çıkmış,Yüce Allah’ın dinine bağlı kaldıkları için selâmete ermişlerdir.

Devamını oku »

etiketler : , , , , , , , ,
3
Eyl

Hz Ali

   Yazan: admin   Kategori Sahabeler

Resulullah’ın amcasının oğlu, damadı, dördüncü halife. Babası Ebû Talib, annesi Kureyş’ten Fâtıma binti Esed, dedesi Abdulmuttalib’tir. Künyesi Ebu’ı Hasan ve Ebû Tûrab (toprağın babası), lâkabı Haydar; ünvanı Emîru’l-Mü’minin’dir. Ayrıca ‘Allah’ın Arslanı’ ünvanıyla da anılır.

Hz. Ali küçük yaşından beri Resulullah’ın yanında büyüdü. On yaşında İslâm’ı kabul ettiği bilinmektedir. Hz. Hatice’den sonra müslümanlığı ilk kabul eden odur. Hz. Peygamber ile Hz. Hatice’yi bir gün ibadet ederken gören Hz. Ali’ye Peygamberimiz şirkin kötülüğünü, tevhidin manasını anlattığında Hz. Ali hemen müslüman olmuştu. Devamını oku »

etiketler : , , , , , , , , ,
3
Eyl

Hz Osman

   Yazan: admin   Kategori Sahabeler

Osman b. Affân b. Ebil-As b. Ümeyye b. Abdi’ş-Şems b. Abdi Menaf el-Kureşî el-Emevî; Raşid Halifelerin üçüncüsü. Ümeyyeoğulları ailesine mensup olup, nesebi beşinci ceddi olan Abdi Menaf’ta Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir. Fil olayından altı sene sonra Mekke’de doğmuştur. Annesi, Erva binti Küreyz b. Rebia b. Habib b. Abdi Şems’tir. Büyükannesi ise Resulullah (s.a.s)’ın halası Abdülmuttalib’in kızı Beyda’dır. Künyesi, “Ebû Abdullah’tır. Ona, “Ebu Amr” ve “Ebu Leyla” da denilirdi (İbnul-Hacer el-Askalânî, el-İsabe fi Temyîzi’s-Sahabe, Bağdat t.y., II, 462; İbnül Esîr, Üsdül-Ğâbe, III, 584-585; Celaleddin Suyûtî, Târihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 165).

Resulullah (s.a.s) risaletle görevlendirildiğinde Osman (r.a) otuz dört yaşlarındaydı. O, ilk iman edenler arasındadır. Ebû Bekir (r.a), güvendiği kimseleri İslâma davette yoğun gayret göstermekteydi. Devamını oku »

etiketler : , , , , , , , , ,
3
Eyl

Hz Ömer

   Yazan: admin   Kategori Sahabeler

İkinci Raşid Halife. İslâmı yeryüzüne yerleştirip, hakim kılmak için Resulullah (s.a.s)’ın verdiği tevhidî mücadelede ona en yakın olan sahabilerden biri. Hz. Ömer (r.a), Fil Olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir (İbnül-Esîr, Üsdül-Ğâbe, Kahire 1970, IV,146). Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b'da Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir. Kureyş’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil’in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme’dir (bk. a.g.e., 145).

Kaynaklar Hz. Ömer (r.a)’in müslüman olmadan önceki hayatı hakkında fazlaca bir şey söylemezler. Ancak küçüklüğünde, babasına ait sürülere çobanlık ettiği, sonra da ticarete başladığı bilinmektedir. O, Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak etmekteydi (H. İbrahim Hasan, Tarihul-İslâm, Mısır 1979, I, 210). Devamını oku »

etiketler : , , , , , , , ,
3
Eyl

Hz. EbuBekir Es Sıddık

   Yazan: admin   Kategori Sahabeler

Hz. Muhammed (s.a.s.)’in İslâm’ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilki. Câmiu’l Kur’an, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabi.

Kur’ân-ı Kerim’de hicret sırasında Rasûlullah’la beraber olmasından dolayı, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir. Asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)’in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına “atik”; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da “sıddik” lâkabıyla anılmıştır. “Deve yavrusunun babası” manasına gelen Ebû Bekir adıyla meşhur olmuştur. Devamını oku »

etiketler : , , , , , , , ,
eXTReMe Tracker