İlk insan Hz. Adem’dir ve yine ilk insan peygamberdir. Dinin tarihi, insanlık tarihiyle başlar. “Allah indinde din, İslâm’dır.” (1) Allah’ın gönderdiği bütün dinlerde inanç sistemi aynıdır. Farklılık bazı ibadetlerde ve hükümlerdedir.

Peygamberler, hak dinin tebliğcileridir. Aynı görev, şimdi alimlerin omuzundadır. Her Müslüman, en azından temel İslami bilgileri öğrenmek zorundadır. İslamda “din adamı” değil, “alim’ kavramı vardır. Her Müslüman, dinin adamıdır.

Din, mukaddes değerler manzumesidir. Her insanın, dinden elde edeceği çok şeyler vardır. Mesela, dinin esasını teşkil eden inanç sistemi, bizi metafizik aleme muhatap eder. İbadetler, Allah’a karşı görevlerimizi bildirir. Haram-helal, hayatımıza istikrar kazandırır. İslami şeair (alametler), örfümüzü meydana getirir. Şeaire hürmet, kalpteki takvanın alametidir. (2)
Devamını oku »

İnsanı bilgiye ulaştıran yollardan birisi, gözlem yapmaktır. İnsan, kainattaki olayların bir izleyicisi ve gözlemcisidir. Kainat, okunmayı bekleyen mana dolu bir kitaptır.

“Göklerde ve yerde neler var, bakın!” (1)

“Onlar üzerlerindeki gökyüzüne bakmadılar mı ki, biz onu nasıl bina etmişiz ve süslemişiz.” (2)

“Allah’ın rahmet eserlerine bak! Ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltiyor…” (3) şeklinde pek çok ayet, insanın müşahede (gözlem) vazifesine dikkat çeker. Fakat, herkes bu müşahedeyi yapamaz. Ayetin belirttiği gibi, göklerde ve yerde nice ayetler (ibretli şeyler) vardır ki, insanlar onlara uğrar, geçer giderler.” (4)

Bakmak ayrı, görmek ayrıdır. Herkes kainata bakar ama, herkes kainattaki sırları, manaları göremez. “Onları sana bakar görürsün. Halbuki onlar görmezler” (5) ayeti, bakmak ve görmek arasındaki farka işaret eder.
Devamını oku »

29
Eyl

Orucun Fazileti

   Yazan: admin   Kategori Oruç

Orucun fazileti hakkinda Resulüllah (s.a.v)’den birçok hadisi serif nakledilmistir. Bunlardan birkaç tanesini aktaralim:

“Adem oglunun her ameline on kattan yedi yüz kata kadar sevap verilir. (Ancak) Allah (c.c) söyle buyurmaktadir: “Oruç bunun disindadir. O benim içindir ve onun sevabini da ancak ben veririm. (Kulum) benim için sehevi arzusunu ve yemesini terk etmektedir” Oruçlu için iki rahatlama vardir. Bir rahatlama orucunu açtigi sirada, bir rahatlama da Rabbine kavustugu siradadir. Süphesiz oruçlunun agiz kokusu Allah katinda misk kokusundan daha hostur” (Buhari).

“Yüce Allah buyurmaktadir ki: Ademoglunun her ameli kendi içindir. Oruç hariç. O benim içindir ve mükafatini da ben veririm. Benim için yemesini, içmesini ve sehevi arzusunu terk etmektedir” (Ibn Huzeyme).

“Her iftar vaktinde Allah’in (cehennemden) azat ettigi kisiler vardir. Bu, her gece böyle devam eder” (Ibn Mace).

“Oruç bir kalkandir” (Nesai). Devamını oku »

28
Eyl

Orucu Bozan Şeyler

   Yazan: admin   Kategori Oruç

İlmihâl kitaplarında orucu bozan ve keffâret gerektiren hâller için genel kâide bildirilmiştir. Gıda veya devâ ya’nî ilâç olarak, faydalı birşey yemek, içmek, zevk, keyif veren birşeyi ağızdan almak ve cima’ orucu bozar. Orucu bozan bu şeyler, bilerek yapılınca hem kazâ hem keffâret gerekir.

Orucu bozup hem kazâyı, hem de keffâreti gerektiren husûslardan ba’zıları şunlardır:

1- Ramazan ayında oruçlu olduğunu bildiği hâlde ve imsâktan önce niyetli iken, gündüz fâideli birşey yiyip içmek.

2- Sigara içmek.

3- Kan aldırmak ve gıybet etmek gibi orucu bozmadığı iyi bilinen bir şeyden sonra, orucu bozuldu sanarak bile bile yemek.

4- Ramazanın bir gününde, kazâ lâzım olan birşeyi yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasten yine yaparsa keffâret de lâzım olur. Devamını oku »

27
Eyl

Ne zaman Niyet Edilmelidir?

   Yazan: admin   Kategori Dini Sorular ve Cevapları, Oruç

Soru: Orucun niyet vakti ne zaman baslar?

Cevap: Bir gün evvel günes batmasindan, oruç günü (Dahve-i kübrâ)ya kadar, Ramazan orucuna kalb ile niyet etmek de farzdir. Belli gün olan adak orucunun ve nâfile orucun niyet zamani da böyledir.

Hergün ayri niyet etmek lâzimdir. Ramazan orucuna niyet ederken, Ramazan demeyip, yalniz oruç demek veya nâfile oruç demek de câizdir. Dahve-i kübrâ vakti, oruç müddetinin ya’nî ser’î gündüz müddetinin yarisidir ki, zevâl vaktinden öncedir.

Fecr, ya’nî imsâk vaktinden evvel niyet ederken, (Niyet ettim, yarin oruç tutmaya) denir. Imsâktan sonra niyet ederken, (bugün oruç tutmaya) denir. Ramazan-i Serîf orucu, her müslümana farz oldugu gibi, tutamiyanlarin kazâ etmeleri de farzdir. Kazâ ve keffâret orucuna ve mu’ayyen olmayan adak oruçlarina fecrden sonra niyet edilemez.

Devamını oku »

XML-Sitemap dini bilgiler msn nickleri sporda bugün transfer haberleri ilahi dinle vizyondaki filmler oyunlar teknoloji ssk sgk